Borsa Yatırım Fonu Nedir? Faydaları Nelerdir?

borsa-yatirim-fonlari-ve-faydalariÜlkemiz Sermaye Piyasası Kanunu’na göre yatırım fonları, “halktan katılma belgeleri karşılığında toplanan paralarla, belge sahipleri hesabına riskin dağıtılması ve diğer inançlı mülkiyet esaslarına göre sermaye piyasası araçları, altın ve diğer kıymetli madenler portföyü işletmek amacıyla kurulan malvarlığı” olarak tanımlanmaktadır. Yatırım fonlarının tüzel kişilikleri yoktur. Ancak malvarlığı kurucunun malvarlığından ayrıdır. Kurucu, fonu, katılanların haklarını koruyacak şekilde temsil eder, yönetir ve denetler. Fon varlığının korunmasından da kurucu sorumludur. Kurucu ile katılanlar arasındaki ilişkilerde Sermaye Piyasası Kanunu’nun vekalet akdi hükümleri uygulanır.

Yatırım fonlarının portföyleri şu kıymetlerden oluşabilir:

  • Türk şirketlerine ait hisse senetleri, özel ve kamu borçlanma senetleri,
  • Türk parasının Kıymetini Kotuma Hakkında 32 Sayılı Karar hükümleri çerçevesinde alım – satımı yapılabilen yabancı özel ve kamu borçlanma ve hisse senetleri,
  • Ulusal ve uluslararası borsalarda işlem gören altın ve diğer kıymetli madenlerle bunlara dayalı olarak ihraç edilmiş ve borsalarda işlem gören sermaye piyasası araçları (repo, ters repo, futures, opsiyon, Forward sözleşmeleri)
  • Kurul’ca uygun görülen diğer sermaye piyasası araçları ve Forward sözleşmeleri,

Fon Türleri

Yatırım fonları içtüzüklerinde belirtilmek şartıyla şu şekilde fonlar kurulabilir:

Fon portföyünün en az % 51’inin devamlı olarak yatırılması şartıyla kurulan özel nitelikli fonlar

  • Tahvil ve Bono Fonları (Kamu ve/veya özel sektör borçlanma senetlerini içerir)
  • Hisse Senedi Fonu (Şirketlerin hisse senetlerini içerir)
  • Sektör Fonu (Belirli bir sektöre mensup şirketlerin menkul kıymetlerini içerir)
  • İştirak fonu
  • Grup Fonu
  • Yabancı Menkul Kıymetler Fonu
  • Kıymetli Madenler Fonu

Fon portföyünün tamamını kapsayan olmak kaydıyla kurulan özel nitelikli fonlar

  • Karma Fon: Her birinin değeri fon portföy değerinin % 20’sinden az olmayan ve hisse senetleri, borçlanma senetleri, kıymetli madenler ile bunlara dayalı belgelerden en az ikisinden oluşur.
  • Likit Fon: Vadesine 90 günden az kalmış sermaye piyasası araçlarından oluşur.
  • Değişken Fon: Portföyünün tamamı, portföy sınırlamaları itibariyle karma ya da likit fon türlerinden herhangi birine girmeyen yatırım fonudur.
  • Endeks Fon: Borsa endekslerindeki ağırlık oranlarına göre endeks kapsamındaki hisse senetlerinden oluşur.
  • Özel Fon: Katılma belgeleri önceden belirlenmiş kişilere tahsis edilen fonlardır.

A ve B Tipi Fonlar

Fon içtüzüğünde belirtilmek şartıyla portföy değerinin en az % 25’ini Türk hisse senetlerine yatırmış fonlar A tipi, diğerleri B tipi fonlardır. Sayılan tüm fon tipleri ise A ve B tipi fon olarak kurulabilir.

Bankalar, aracı kurumlar, sigorta şirketleri, emekli yardım sandıkları bazı vakıflar Sermaye Piyasası Kurulu’nda izin almak kaydıyla yatırım fonu kurabilmektedir. Aracı kurumlar, birincil piyasada halka arz ve ikincil piyasada yani borsalarda alım – satım iznine sahip olmak şartıyla fon kurabilmektedir. Aracı kurumların belli bir asgari sermayeye sahip olmaları ve bunun da belli bir bölümünün devlet tahvili ve hazine bonosu olarak bloke edilmiş olması gerekmektedir. Banka ve sigorta şirketlerinin de kendi mevzuatlarına göre asgari ödenmiş sermayeye sahip olmaları şarttır.

Dünyada Yatırım Fonları

Yatırım fonu, kolektif yatırım kuruluşlarının güvenilir kişi eliyle yönetim modelini oluşturmaktadır. Yani yatırım fonlarının en önemli özelliği muhafaza ve yönetimin bir güvenilir kişiye tevdi edilmesi ve bu kişi tarafından kendi mal varlığı ile karıştırılmaksızın yönetilmesidir. Borsa yatırım fonları ya tüzel kişiliğe sahip bir anonim şirket şeklinde ya da inançlı mülkiyet esasına göre kurulurlar. Ülkemizdeki mevzuata göre inançlı mülkiyet esası benimsenmiştir.

Borsa yatırım fonları da yatırım ortaklıkları gibi yalnızca portföy yatırımı yaparlar, hisse senedini edindikleri şirketlerin yönetimine karışmazlar, onlar için menkul kıymetler ön plandadır. Kıymetlerin ait olduğu şirketler ve şirketlerin yönetim ve faaliyetleri ikinci plandadır.

Yatırım fonları, bir önceki yüzyılda Anglo – Sakson ülkelerinde ortaya çıkmış, en çok ABD’de, Avrupa kıtasında ise İsviçre’de gelişmiştir.

İsviçre’de bugünkü şekliyle ilk yatırım fonları 1930’da üç bankanın iştirakleriyle kurulan SIP şirketi tarafından oluşturulmuştur. Daha sonra bu 3 bankadan Union de Banques Suisse (UBS) bunlardan ayrılarak kendi yatırım fonu şirketi olan INTRAG’ı kurmuştur. INTRAG bugün dünyadaki çok uluslu şirketlerin menkul kıymetlerine yatırım yapan ihtisas fonlarına sahiptir.bunların en önemlisi ise AMCA (America – Canada) Kuzey Amerika şirketlerinin hisse senetlerine yatırım yapar. Ayrıca yalnız ağır sanayiye, yalnız altın ve elmas madenlerine, yalnız elektronik sanayiye şeklinde yatırım yapan özel fonları vardır.

Yatırım fonları, Sermaye Piyasası Kanunu’nun eski şekline göre yalnız menkul kıymetlere yatırım yapılabiliyordu. Bu nedenle de Sermaye Piyasası Kanunu’nda Menkul Kıymetler Yatırım Fonları adı altında düzenlenmişti. Yatırım Fonu Kurma Yetkisi de yalnız bankalara tanınmıştı. Yeni Kanun’da ise yatırım fonu yetkisi bankalara ek olarak aracı kurumlara ve sigorta şirketlerine de tanındığı gibi, portföye alınacak kıymetler de menkul kıymetlere ilaveten tüm sermaye piyasası araçları, gayrimenkul, altın ve diğer kıymetli madenler olarak genişletilmiştir.

Yatırım Fonlarının Faydaları

Menkul kıymetler yatırım fonları katılanlara şu avantajları sağlamaktadır:

  • Sermayenin ve portföyün profesyonel yöneticiler tarafından yönetilmesi,
  • Risk dağılımı, portföy çeşitlendirme ve en az risk,
  • Kıymetlerin devamlı gözetim altında tutulması ve daha sağlıklı ve hızlı bilgilere dayanarak yatırım yapma,
  • Kıymet alım satımında iyi zamanlama,
  • Katılanlara vergi avantajı ve beyana tabi olanlara beyan kolaylık ve basitliği
  • Sermaye artırımı, hisse senetlerinin bölünmesi, yenilenmesi, temettü tahsilatı gibi işlemleri takip etmenin külfetinden ve bundan atlamanın veya geç uygulamanın riskinden kurtulma,
  • Fonun portföyüne toplu kıymet alımları ve toplu portföy yönetimi sayesinde maliyet avantajı,
  • Katılma belgelerinin küçük küpürlü oluşu sayesinde alma ve sayma kolaylığı,
  • Piyasanın durumu ne olursa olsun, fona iade suretiyle paraya çevirme ve piyasada talep düşüklüğünden etkilenmeme,
  • Paraya ihtiyaç olduğu zaman kolay ve zararsızca paraya çevrilip ihtiyaç giderildikten sonra yeniden alma imkanı.
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir