Vadeli İşlem Borsaları

vadeli-islem-borsalariFinansal piyasalar, alım – satım işlemi sonucunda el değiştiren yatırım araçlarının vadesine göre spot ve türev piyasalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Spot piyasalarda belirli bir yatırım aracının ve karşılığı olan paranın işlemin gerçekleşmesi sonucunda takas günü el değiştirdiği piyasalardır. Hisse senedi piyasası, tahvil ve bono piyasası, Bankalararası döviz piyasası spot piyasalara örnektir. Türev piyasalarda ise ileri bir tarihte teslimatı ve ödemesi gerçekleşmek üzere yapılan herhangi bir yatırım aracının bugünden alınıp satıldığı piyasalardır.

Vadeli işlem sözleşmeleri futures sözleşmelerini ifade etmektedir. Bu sözleşmeler genel olarak organize olmuş piyasalarda işlem görmektedir ve bu işlemler sonucunda da vade, sözleşme büyüklüğü, teminat oranları, fiyat adımları gibi işlem kriterleri borsalarda belirlenmektedir. Organize olmuş borsalarda işlem gören vadeli işlem (futures) sözleşmelerinin standartlaştırılmasının en önemli nedeni ise piyasanın likiditesini sağlamaktır. Vadeli işlem sözleşmeleri taraflara gelecekte bir tarihe belirlenen bir fiyattan, miktardan ve kaliteden yatırım aracının bugünden alım satımının yapılması yükümlülüğünü getiren sözleşmelerdir.

Organize olmuş piyasalarda işlem gören vadeli işlem sözleşmelerinin ilk benzer örnekleri 1697 yılında Japonya’da görülmüştür. Pirinç üretimleri teminat gösterilerek ekonomide para gibi kabul gören alındı sertifikaları çıkarılmıştır. Pirinç fiyatlarında meydana gelen dalgalanmalara göre sertifikaların değerinin değiştiği sözlendiğinde ise spekülatörler ile birlikte ilk vadeli işlem piyasası olarak “Dojima Pirinç Piyasası” kurulmuştur. Ama pirinç sertifikalarının fiziki alım – satıma izin vermemesinden dolayı, zamanla pirinç spot piyasalarda oluşan fiyatlarla vadeli piyasada oluşan fiyatların ilişkisi kopmuş ve aşırı spekülatif hale gelmiştir.

19. yüzyılda ise ABD’de gelişen sanayi ile birlikte çiftçilerin üretim kapasitelerinde de artma gözlendi ve ulaşım – iletişim gibi kanallarında gelişmesi ile yerel pazarlardan uluslararası pazarlara doğru bir genişleme yaşandı. Taşımacılık ve ticaretin o dönemdeki merkezi olarak gösterilen Chicago’da sanayiciler ve çiftçiler ürünlerini pazarlamak için bulunmaya başladılar. 1830’lu yıllarda henüz tren yollarının yapılmamış ve altyapı eksikliği nedeniyle çiftçilerin arz fazlası sorunu ile karşı karşıya kalmışlardır. Çiftçiler bu sıkıntılardan dolağı hasat öncesinde ürünlerini satmaya başlamışlardır. Gelecekte ürün teslimatını garantiye almaktan çok, fiyat değişikliklerinden yararlanmak isteyen spekülatörlerin de ortaya çıkması ile birlikte çiftçilerin fiyat riskini taşıyacak bir grup daha karşılarına çıkmış olur. Bu risklerden korunmak için de Chicago Ticaret Kurulu (Chicago Board of Trade, CBOT) kurulmuştur. CBOT 1851 yılında ilk vadeli işlem sözleşmelerini yapmıştır.

Bretton Woods anlaşmasının sona ermesi ile birlikte kur ve faiz dalgalanmalarının meydana getirdiği riskten korunmak amacıyla 1972 yılında ABD’de 7 yabancı para birimi için düzenlenen vadeli işlem sözleşmelerinin işlem göreceği bir piyasa olarak Uluslararası Para Piyasası (IMM), Chicago Ticaret Borsası (Chicago Mercantile Exchange, CME) tarafından kurulmuştur. Bu şekilde de ilk vadeli işlemlere adım atılmıştır.

Finansal vadeli işlemler piyasasının oluşturulması, ABD’de gündeme geldiği zaman, futures işlemlerini düzenlemekle görevli olan kamu kurumu Commodities Futures Trading Commission (CFTC) iznini almak için öne sürülen ekonomik anlamda kullanım nedenleri ise;

  • Tahvil portföylerinin, faiz oranlarında oluşabilecek dalgalanmalara karşı korunması.
  • Gelecekte alınması planlanan borcun, güncel faiz oranına bağlanması.
  • Finansal piyasalarda faiz oranı riskinden korunma yani hedging.
  • Kambiyo işlemleri riskinden korunma.
  • Faiz oranı dalgalanmalarına karşı sigorta sağlanmasıdır.

Bu maddeler birbiri ile ilişkili olarak incelendiği zaman bu piyasalarında esas amacının riskten korunma (hedging) amacı taşıdığı görülmektedir. Vadeli işlemler piyasası yatırımcılara sözleşmeye konu olan spot piyasalarda gelecekte ortaya çıkabilecek olumsuz fiyat dalgalanmalarına karşı korunma imkanı sağlar. Vadeli piyasa alım – satım işlemlerinin komisyonları spot piyasalara göre daha düşüktür ve bu nedenle de yatırımcıların maliyetini azaltmış olur. Fiyat oluşum mekanizmasının daha etkin çalışmasını sağlamaktadır ve bu da alternatif yatırım imkanı demektir.

Vadeli İşlem Piyasası Fonksiyonları

Vadeli işlem piyasalarının temel olarak iki ana fonksiyonu bulunmaktadır. Bunlardan ilk riskten korunmadır. Diğeri ise geleceğe yönelik fiyatların tahmin edilmesidir. Vadeli işlem borsalarının en temel fonksiyonunu oluşturmaktadır ve gelecekte meydana gelebilecek olumsuz fiyat dalgalanmaları karşısında yatırımcının riskten korunmasına imkan sağlamaktadır. Vadeli işlem piyasalarının riskten korunmak için riski daha kolay yönetebilecek olanlara transfer ederek de fayda sağlayabilmektedir. Gelecekte fiyatların yükselmesinden endişelenen yatırımcılar alım yaparak; gelecekte fiyatların düşmesinden endişe eden yatırımcıların da satış yaparak riskten korunmasını sağlar.

Geleneksel spot piyasalarda arz ve talebe göre değişiklik gösteren fiyatlar içinde bulunulan duruma göre geçerlidir. Ama cari spot piyasadaki fiyatlar aynı zamanda geleceğe yönelik fiyatların hesaplanmasında yardımcı olurlar.

Vadeli İşlem Piyasalarının Kullanım Amaçları

Vadeli işlem piyasalarının temel amacının riskten korunma olduğunu söylemiştik. Özellikle vadeli işlem piyasalarında transfer edilen risk, fiyat riskidir. Olumsuz fiyat dalgalanmalarından korunmak isteyen kişilerin fiyat riskleri, dalgalanmalardan kar elde etmeye çalışan spekülatörlere transfer edilebilir. Anlaşılacağı üzere vadeli işlemlerinin kullanım amaçları arasında öncelikli olarak korunma amacı yatmaktadır. Ayrıca spekülasyon yaparak kazanç elde etmek isteyenler içinde spekülatif amaçlı kullanımları da söz konusudur.

Korunma Amaçlı Vadeli İşlemler

Artan faiz oranları, dalgalanan döviz kurları sahip olunan pozisyona göre bir taraf için olumlu etki yaratırken, bir taraf için olumsuz etkiler yaratabilir. Günlük işlemler sırasında dalgalanan fiyatlar sonucunda riskten etkilenmeden kalmam neredeyse mümkün değildir. Fiyat dalgalanma riski ekonomik sistem içerisinde her sektörü farklı şekillerde de olsa doğrudan etkileyecektir. Sahip olunan pozisyondan kaynaklanan ve alım – satım işlemi sonucunda meydana gelen fiyat dalgalanma risklerine karşı korunma amacıyla bilinçli olarak vadeli işlemler yapılmaktadır.

Spekülatif Amaçlı İşlemler

Vadeli piyasalarda korunma amacı gütmeyen işlemler spekülatif işlemler olarak kabul edilmektedir. Spekülatörler vadeli işlem borsalarında büyük bir öneme sahiplerdir. Spekülatörler sayesinde piyasanın likidite ihtiyacı karşılanarak ticaret kolaylaştırılır. Spekülatörlerin amacı, piyasadaki her fiyat seviyesinden beklentileri doğrultusunda işlem yaparak düşük fiyattan satın alıp, yüksek fiyattan satmayı amaçlamaktadır. Spekülatörlerin piyasaya girmesi ile birlikte alıcı ve satıcıların sayısında artış gözlenir ve piyasa katılımcıları yalnızca riskten korunma amaçlı işlemler yapmak dışında işlemlerde gerçekleştirerek likiditeyi arttırırlar.

Arbitraj Amaçlı Vadeli İşlemler

Vadeli işlemler aynı zamanda arbitraj denilen, yatırım yapmadan elde edilen risksiz kazançtır. Aynı anda bir ürünü düşük fiyattan alıp, yüksek fiyattan satma yönünde yapılan işlemlerdir. Önemli olan ise olumlu fiyat farkı oluşturacak şekilde birden fazla işlemi aynı anda gerçekleştirmektedir. Piyasalarda arbitraj imkanı iki şekilde doğmaktadır. Bunlardan birincisi, aynı özelliklerdeki bir ürünün farklı piyasalarda aynı anda oluşan fiyatları arasında farklılık olmasıdır. İkincisi ise aynı ürüne ait spot fiyatlar ile vadeli fiyatlar arasında taşıma maliyeti modeline göre olması gereken fiyat ile var olan fiyat arasında farklılık olmasıdır.

Forward ve Futures Sözleşmeleri

Forward sözleşmeleri (alivre), satıcının belirli bir ürünü ileri bir tarihte, sözleşme gününde anlaşılan fiyattan alıcıya teslim etmesini öngören sözleşmelerdir. Sözleşmelerin şartları alıcı ve satıcı arasında karşılıklı olarak belirlenmektedir. Futures sözleşmeleriyle karşılaştırıldığında ise Forward sözleşmelerinin standardize olmadıkları görülecektir.

Futures ve Forward Sözleşmelerinin Farkları

  • Futures sözleşmelerinde kontrat büyüklüğü standart iken; Forward sözleşmelerinde istenilen miktarda olabilir.
  • Vade, futures sözleşmelerinde sabit veya uzun vadeli; Forward sözleşmelerinde genellikle 1 yıla kadar.
  • Futures sözleşmeleri organize borsalarda işlem görmektedir. Forward sözleşmeler ise kişiler ve Bankalararası telefon ile yapılır.
  • Futures sözleşmelerinde fiyatlama, borsa binasında ‘open outcyr’ eski sistemi ile yapılırken, Forward sözleşmelerinde alım – satım kotasyonları ile yapılır.
  • Forward sözleşmelerinde herhangi bir teminat yoktur ve standart bankacılık ilişkisi yeterlidir. Futures sözleşmelerinde ise günlük fiyat hareketlerine göre ayarlanan başlangıç marjini yatırılmaktadır.
  • Futures sözleşmelerinde teslim çok nadir durumlarda yapılır ve genelde karşılıklı alım – satım pozisyonları kapatmak amacıyla teslimat gerçekleşir. Forward sözleşmelerinde ise teslimat yapılmaktadır.
  • Futures sözleşmelerinde alım satım hizmetleri için belirli bir komisyon alınmaktadır. Forward sözleşmelerinde de temelde komisyon yoktur ama alım – satım spreadına bağlı olarak bankalar kazanç sağlayabilirler.
  • Borsaların açık olduğu zamanlarda futures sözleşmeleri yapılabilirken, Forward sözleşmelerinde telefon veya internet üzerinden global ağlar yardımı ise günde 24 saat işlem yapılabilir.
  • Futures sözleşmelerinde taraflar birbirini tanımazken, Forward sözleşmelerinde taraflar birbiri ile yüz yüze ilişki içerisindedir.
  • Futures ve Forward sözleşmelerinin ikisi de likittir. Fark ise; futures sözleşmelerinde toplam satış miktarı ve değeri Forward sözleşmelerine göre daha düşüktür.
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir